Zelenskiy 2020’yi değerlendirdi. 2021’den beklentilerini anlattı (Röportaj)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy Focus ile yaptığı röportajda geçtiğimiz yılın sonuçlarını özetledi ve 2021’de Ukraynalıları nelerin beklediğini anlattı. Başlıca konular koronavirüs salgını, barış görüşmeleri ve Cumhurbaşkanlığı Ofisi’ndeki yolsuzluk skandallarıydı.

Zelenskiy’nin Focus’tan Marina Shashkova ile yaptığı röportajı şuradan okuyabilirsiniz. Ukrhaber olarak sadece Türkçeye çeviriyoruz.

Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy ile röportajımızın başlangıcında “Ne hakkında konuşmak isterdim ama henüz bunu yapamadım.” diye düşünürken 19 Aralık’ta Aziz Nikolay Günü’nde buluşuyoruz. Devlet başkanının ofisi boş, ışıklar sadece dördüncü katta yer alan başkanlık katında yanıyor. Başkanın ofisinde bir Noel ağacı var ama bayram havası zayıf. Masaüstünde kağıt yığınları, havada kalıcı bir kahve aroması var. Şaşırtıcı bir şekilde, ofiste saat yok. Muhtemelen buradaki zaman akrep ve yelkovanın hareketleriyle değil, tamamlanan görevlerin sayısıyla hesaplanıyor.

Röportaj için konuk olduğumuz Zelenskiy, en uygunsuz sorular bile olsa, tüm soruları yanıtlamayı kabul ediyor. Ancak toplantı süresi bizler için çok ksısa: sadece bir saat. 2020 yılında biriken tüm sorunları böyle bir zaman diliminde sormak imkansızd. Bu nedenle, Ukrayna’nın Cumhurbaşkanı Zelenskiy yönetiminde nasıl değiştiğini daha ayrıntılı analiz etmek için bir yıl sonrasında ve tekrar burada görüşme konusunda anlaşıyoruz.

Aşı Olun!

2020, cumhurbaşkanının tam teşekküllü bir çalışma yılı oldu: Nihayet bir cumhurbaşkanlığı ofisi ekibi oluşturdunuz, parlamentoda kendi partiniz, kendi kabineniz var. Bu yıl aynı zamanda bambaşka bir yıl oldu; çünkü Ukrayna aynı anda üç krizle karşılaştı: koronavirüs, ekonomik ve anayasal krizler. Bu yılı kendiniz için nasıl tanımlarsınız?

Sanırım bu her Ukraynalı için en zor yıllardan biri. Pek çok zorluk var. Söylediğiniz gibi nefes kesici, bu tür trajedilerin daha önce yaşanmadığı darbelerle dolu bir yıl oldu. Bu zorlu çalışmalarımız aslında İran meselesiyle başladı [8 Ocak’ta bir Ukrayna uçağı Tahran yakınlarında düşürüldü ve 176 kişi öldü]. Her şey bu trajediyle başladı, gerçek bir devlet olarak kendimizi göstermemiz gerekiyordu, sadece ofiste işlerini yapan kişiler değil. Devlet adamı olacaktık. Uçağımızı vurduklarına ve bir füzeyle düşürdüklerine dair İran tarafından hemen bir onay almamız gerekiyordu. Bunu başardık.

2019’un ne kadar iyi sona erdiği göz önüne alalım: Normandiya toplantısından sonra ORDLO’dan (Ukrhaber notu: Ukrayna’nın Donetsk ve Lugansk bölgesinde işgal altındaki toprakları) yüz Ukraynalı rehineyi eve geri getirdik. Yıl sonunda herkes yeni yılı kutluyordu, insanlar ailelerine dönmüştü. Ve aniden uçağımız İran’da düşürüldü.

Ondan sonra, uçak kazası ile beraber felaketler devam ediyor hissi oluşmaya başladı. Sonrasında koronavirüs başladı. Dünyada kimse ne olduğunu, nereye koşacağını, ne yapacağını anlamadı. Sezgisel olarak hareket ettik ve bu konuda profesyonel davrandık, çok az uyuduk ve çok çalıştık. Virüsün ilk dalgasını karşılamayı başardık, ancak ülkede sistemik bir tıbbi sistemin olmadığını çok net olarak anladık.

Koronavirüs, tıbbi reformun başarısız olduğunu gösterdi. Sağlık hizmetleri halâ bu tür zorluklara hızlı bir şekilde yanıt veremiyor.

Daha önce hangi bakanların görevde olduğunu, Ulyana Suprun veya Zoryana Skaletska’nın görevde bulunduğunu veya onlardan önce kimlerin olduğunu düşünmeyeceğiz. Unutalım ve Ukrayna’da ne olduğunu görelim.

Hastanelerin azaltılmasının bir tarihi var. Çok şükür böyle ağır bir bürokrasimiz var ve reform planları gereği hastaneleri kapatmaya vakti olmayan yöneticileriz. Ve şu anda hepsi çalışıyor. Dünya şimdi yeniden açılıyor ve bir şeyler inşa ediliyorsa, biz de her şeye sahibiz.

Kısa sürede maske, dezenfektan, kıyafet üretimine başladık. Bundan sonra İtalya ve diğer birçok ülkeye yardım gönderdik. Sağlık sistemimiz tüm bulaşıcı hastalık uzmanlarını ülkenin farklı yerlerinde göreve başlattı; onlara iş ve maaş verdi. Önümüzdeki yıl inşa etmeye başlayacağımız yeni ve modern bir bulaşıcı hastalık enstitüsü için bir proje de hazırlanıyor.

Sağlık Bakanı görev süreniz boyunca üç kez değişti. Önce Zoryana Skaletska, ardından Ilya Yemets, şimdi Maksim Stepanov. Onların nesi hatalıydı?

Devletimiz herhangi bir şirketin çalıştığı gibi çalışmaya alışkın değil. İş hayatında her şey basit: size bir görev verilir, eğer tamamlamadıysanız, o zaman sizin yerinize başka biri alınır.

Devletin bürokratik sistemi her zaman birçok partiye ve bir koalisyon hükümetine sahiptir. Ve koalisyon hükümeti nedir? Bir bakanı kovamazsın, mutabık kalmalısın. Şimdi artık işten çıkarma fırsatı var.

Koronavirüs bir savaş. Ve savaşta, bir asker bir komutanın liderliğinde savaşır. O liderlik etmezse ve asker kendisi koşarak saldırıya geçerse, komutanı değiştirmek gerekir. Komutan öldürülürse, başka birinin komutanlığa atanması gerekir. Buyrun. Virüsün bakanları psikolojik olarak öldürdüğüne inanıyorum. İşlerini çok çabuk yapamadılar, kötü oldukları için değil, yanlış bir dönemde bakanlık yaptıkları için.

Skaletskaya harika bir bakandı, ona çok saygı duyuyorum, kalmasını istedim. Novy Sanzhar’da Skaletska, insanların neden bu şekilde davrandıklarını psikolojik olarak anlamadı [Şubat ayında Ukraynalılar ve Çin’den tahliye edilen yabancılar köye getirildi, ancak yerel halk buna karşı çıktı ve otobüslerin yerel sanatoryuma girmesini yasakladı]. Onu aradım ve açıkladım. Endişelenmemeleri için insanlarla tecride gitmesini tavsiye ettik.

Bakan Yemets vardı. Harika bir bilim adamı, harika bir doktor ve cerrah. Ancak günün 24 saati çalışması gerekiyordu. Sanırım onun için zordu. COVID-19 salgını nedeniyle ona saygı duymama rağmen, bunu yapamadı.

Bugün Stepanov. Koronavirüsle savaşmak için zor koşullarda çalışmasını sürdürüyor.

Çalışmalarına ilişkin değerlendirmeleriniz nedir?

Değerlendirmesi benim için çok zor. Hepsinden daha güçlü, o kesin. Bu doğru. Deniyor. Başbakan ve Sağlık Bakanı’nın tam teşekküllü bir ekip olarak daha yakın çalışması gerektiğine inanıyorum. Bana öyle geliyor ki bu önemli.

Aşılama çalışmaları. Bence, bu Sağlık Bakanı Stepanov için en zor görevlerden birisi olacak. Çünkü yakın gelecekte aşı olacak öncelikli ülkeler listesinde değiliz. Ve burada bir bakan ya da bir bakan değil, ortaya çıkan bazı şeyler var. Çünkü ülkeniz zaten aşı yapılacaklar listesinde değil ve buna rağmen her şeyi yoluna sokmalısınız ve doktorlar için yüksek ek ücretleri karşılamalısınız, ayrıca bizi bu listeye koydurmak için elinizden gelen her şeyi yapmalısınız. Bu bir test.

Başarana kadar mı?

Hayır, bunu söyleyemem. Sonucu gelecek yıl Şubat ve Mart aylarında göreceğiz. Ona bir görev verdim: Aşıyı en azından Şubat ayı sonunda almalıyız.

Ücretsiz olarak alabileceğimizi umuyor musunuz?

Farketmez!

2021 bütçesinde, 8 milyon aşı dozunun satın alınması için 3 milyar UAH’a yakın bir pay ayrıldı. Bu ise risk gruplarında bulunan sadece 4 milyon Ukraynalıyı aşılamaya izin verecektir. Nasıl olacak?

8 milyon doz olarak ücretsiz COVAX aşımız var. Yeterli para olup olmadığına dikkat ediyoruz. Eminim bu yeterlidir. Ne de olsa ücretsiz bir aşı var, Batılı ortaklarımızla mutabık kaldığımız ek fonlar var. Ama bunu söylemek için henüz erken, henüz alınmadı. Her halükarda, halkın bir günde 10 milyon kişiye aşı yapılamayacağını anlaması da gerekir. İnsanlarımız aşı olmak istemediği için değil. Çünkü tüm ülkeler bunun için bir savaş halinde. Ocak ayında 100-200 bin doz almak istiyorum. iİnsanları aşılatmak için daha çok çalışmalıyız.

Başbakan, risk gruplarından kişilere aşının ücretsiz yapılacağını söylüyor. Dileyen geri kalanlar masrafları kendisine ait olmak üzere aşılanabilecektir. Bu kararı destekliyor musunuz?

Desteklesem de desteklemesem de nasıl olacağını tam olarak biliyorum.

Aşıyı almaya gücü yeten insanlar var. Beni ele alalım.

Bence aşı, cumhurbaşkanı olarak sizin için ücretsiz olacak.

Hayır. Başkan olarak hiçbir şeyi bedavaya almıyorum. Ukrayna’ya aşı tedarik edecek firmalarla görüştüğümüzde onlar kendileri için ticari bir pazar açmak istiyorlar. Bu, dünyanın dört bir yanında varlıklı bir insan kesiminin olduğunu ve ülkemizde de fiyata dikkat etmeyecek bir istisna kesim olmadığını gösteriyor. Devletin öncelikli grupları var: fakirler, doktorlar, ordu, öğretmenler, ciddi hastalıkları olan insanlar. Bu nedenle, benim gibi insanlar, masrafları bize ait olmak üzere aşılanacak. Bu normal.

Yaklaşım basit: Ücretli aşılamayı engellemeyeceğiz. Bu yanlış. Pazarı açmanız gerekiyor.

Ukrayna Anayasa Mahkemesi Şirketi

Anayasal krizi bu yıl en beklenmedik olay olarak adlandırıyorum. Beklenmedik bir şekilde ortaya çıktı, yaygara koptu ve sakinleşti. Neden her şey birden sakinleşti?

Kaybolmadı. Onu durdurduk. Önce başlayalım. Seleflerim gibi 30 yıldır anayasal bir kriz yaşadığımızı söylemek istemiyorum.

Diyelim ki Ukrayna’da uzun yıllardır Anayasa Mahkemesi dediğim bir kamu-özel ortaklığı var.

Bunun anlamı nedir?

Bu, halkla alakalı, halka açık bir şey olduğunda, ancak bazı özel yapılar tarafından kullanılıyor. Yani Anayasa Mahkemesi bağımsız değildir, ancak yasaya göre öyle olması gerekir. Uzun yıllar boyunca, onlar, Anayasa Mahkemesi’nin bu üyeleri, hem iş dünyasından, hem de politikadan oyunculardan etkilendiler. Ülkemizde siyaset bazen ticaretle paraleldir. Halâ öyle. Bir gün bunu bitireceğiz.

Anayasa Mahkemesinin bileşimi sizin ve benim için açık: hem Viktor Yanukoviç’in “çocukları” hem de Petro Poroşenko’nun “yeğenleri”, Yulya Timoşenko’nun hala “uzak akrabaları” var. Bu birlikte yaşadığımız gerçek. Görevim süresince Anayasa Mahkemesine yeni yargıç atanmadı.

Ukrayna Parlamentosu ve sizin partinizin böyle bir fırsatı vardı.

Ukrayna Parlamentosu’nun gösterdiği adaylar başaramadı.

Adaylar için bir oylama yapıldı ama başarısız oldu.

Evet, kendi sorunuzu kendiniz doğru cevapladınız. Paydaşların bu etkisi var. Ama dışarıda olduklarında bile içerideler. Anayasa Mahkemesinde temsilcileri bulunan partilerin başka yargıçlara ihtiyacı yoktur, ancak yasaya göre yeni adayların oraya gelmesi gerekir.

Yani, sen ve benim adıma hareket eden bir Anayasa Mahkemesi şirketi var: Aleksander Tupitskiy. Otoritesini fazlasıyla aştı. Bir bölümü başka bir bölümle değiştirdikleri anı bile almadım [Bu, Anayasa Mahkemesi başkanı Stanislav Şevçuk’un Mayıs 2019’da yasadışı olduğunu düşünen görevden alınmasıyla ilgili]. Tarihte kalacak. Ancak her zaman birlikte ortak yaşadığımız yasalara göre değil, özel hukuk uygulama konusundaki kişisel yasalarına göre çalıştılar.

NABU (Ukrayna Ulusal Yolsuzluğu Önleme Bürosu) ile başladılar. Yumuşak bir şekilde başladılar: kararlarıyla kafayı kaldırmadılar, NABU’yu kapatmadılar, sadece başkanın yolsuzluk büro müdürünü atayıp atayamayacağını sorguladılar. Sonra NAPC’ye (Ulusal Yolsuzluğu Önleme Ajansı) geçtiler [yetkilerinin bir kısmını engellediler], ardından acilen durdurulmaları gerektiğini anladım.

Düzenlediğim toplantıya herhangi bir yargıç davet etmedim ama herkes benimle konuşmak istedi. Anayasa Mahkemesi başkanı [Tupitskiy] de benimle gerçekten tanışmak istedi. Tüm olaylardan önce bana geldi ve bazı anayasaya aykırı şeyler olduğunu söyledi. Onunla aynı fikirdeydim. Anayasayı savunan devlet adamları olduklarını söyledi. Tupitskiy “Genel olarak tehditlerin olduğu bir vizyon var mı?” şeklinde bana sordu. Çünkü toprak reformu yasasının kabul edilmesinden sonra, Tanrı’nın Anayasa Mahkemesinin bu reformu iptal etmesini yasakladığını açıkça söyledim.

Sonra ona onları etkileyemeyeceğimi söyledim, ne istersen yap. Toplantıda, “Ama bana devletin durumunu soracak olursanız, toplumu bölmemek için lütfen toprak, bankacılık, dil meselesini gündeme getirmeyin” dedim. El sıkıştık.

Sonra NABU’nun hikayesi vardı. NAPC’den sonra, bundan sonra ne olacağını biliyorduk: sırada toprak, dil ve bankalar vardı. Yani, bütün bunlar büyük bir operasyon. Özel olsun ya da olmasın, başkan olarak ilgilenmiyorum.

Sonra, bence, Anayasa Mahkemesinin belirli yasaları yürürlükten kaldırma olasılığını tamamen durduran sert kararım vardı. Verkhovna Rada’ya yasal değişikliklerin geliştirilmesi için başvurdum, çünkü Milli Güvenlik ve Savunma Konseyi tarafından hazırlanan yasa ne olursa olsun [Anayasaya aykırı kararları nedeniyle tüm Anayasa Mahkemesinin kapatılmasını öneren bir yasa tasarısı], ancak şu ana kadar Ukrayna’da ve dünyada hiç kimse bu sorunu çözmek için bir benzerlik buldu. Milli Güvenlik ve Savunma Konseyi ile oturduk ve hızlı bir şekilde çözüm aradık. Alternatif yok.

Milletvekilleri, tarafınızdan önerilen Anayasa Mahkemesi yargıçlarının görevden alınmasına ilişkin tasarıyı dikkate almadılar. Tescil edildiği sırada Anayasa’yı ihlal ettiğinizi düşünmediniz mi?

Anlaşılması gereken şu: bu süreci durdurduk. Bugüne kadar reformların hiçbiri iptal edilmedi. Ve bence bu en önemli şey.

Anayasa Mahkemesinin paydaşları olduğunu söylediniz. Onların isimlerini verebilir misiniz?

Bunu yapamam.

Neden?

Öncelikle Anayasa Mahkemesinde yargıçları bulunan politikacıların isimlerini söyledim.

Hâlâ bazı yargıçları etkileyen mali gruplar olduğuna inanıyorum.

Anlaşalım: Artık başkan olmadığımda, bunu size kesinlikle söyleyeceğim.

Son zamanlarda Tupitskiy ile görüştünüz mü?

Hayır. Son görüşmemiz tüm bunlardan önceydi.

Anayasa Mahkemesi’ni bundan sonra neler bekliyor? 2021’de yeniden biçimlendirmeyi düşünüyor musunuz?

Umarım öyledir. Tupitskiy’nin Anayasa Mahkemesi’nin başkanı olamayacağına inanıyorum. Mahkemenin en baştan yeniden kurulması gereken yer burasıdır. Tehdit bile etmiyorum. Devletle çatışma, toplumla çatışma, Verkhovna Rada ile çatışma, cumhurbaşkanı ile çatışma. Bana öyle geliyor ki, bu bir insanın gitmesi için yeterli. Bu normal bir erkeğin atması gereken adımıdır.

Putin ile Görüşme

Donbass’ta Temmuz ayından beri ateşkes uygulanıyor. Ancak savaş durmadı, müzakereler durdu. Donbass’taki savaşı bitirmek için 2021’deki eylem planını nasıl görüyorsunuz?

Evvela, üzerinde anlaştığımız pek çok şeyi yaptık. Esir değişimine ek olarak Giriş-Çıkış Noktalarının Listesi’ni sunduk. “Şastya” ve “Novotroitskoe” kapılarını ​​açtık, Donetsk ve Lugansk bölgelerinde daha fazla yol yapıldı. Diğer taraftan bölgelerimizde neler yapıldığı da görülüyor. Hâlâ Zakarpatya bölgesinde inşa faaliyeti devam ediyor. Burada Macarların Ukrayna’ya yatırım yaptığı ve Ukrayna’nın birşey yapmadığı söylendi. İşleri farklı şekilde yaptığımızı göstermek istedim. Herson bölgesinde yollar da inşa edildi. Kırım’daki insanlara burada ne yapıldığını göstermek gibi bir görevimiz vardı. Bu, altyapı ile ilgili jeopolitik bir adımdır. Ve asfalta hiçbir şey yuvarlamadık.

Brifinglerden birinde söylediğim gibi, Minsk anlaşmalarını basitçe terk edemeyeceğimize inanıyorum. Çünkü Avrupalılar Rusya’ya ve ORDLO temsilcilerine yönelik yaptırımları kaldırabilirler. Ama şahsen çıkabilirdim.

Şimdi, ipin üstünde otururken bir şeyler yapmalı, ayağa kalkmalısın, çünkü aksi takdirde çok yavaş ilerlersin. Bu yüzden bazı noktalara katılmadığımızı söyledik. Ve savaşı bitirmek için ayrıntılı bir plan yazacağız. Bunu yapmak için, provokasyonlara aldırmadan bir sükunet rejimi ve belirli bir tarihten itibaren uygulanmasını önerdiler. İlk adımın atıldığına inanıyorum.

Sonra – danışmanlarımız Normandiya formatında bir araya gelerek bir liderler toplantısı hazırlıyor. Ukrayna dışında kimsenin savaşı bitirmek istemediğine inanıyorum. Hayır, Avrupalı ortaklar da istiyor. Sadece Rusya’nın acelesi yok, çünkü bu militanlar için kârlı değil. Zor bir çıkış yolu bulmak için basit bir durum ortaya çıkıyor.

Danışmanlar toplantısı Aralık ayında yapılacaktı. Belirli adımların tartışılması planlandı. İlk sessizlik rejimimizde olduğu gibi, orada belirli tarihlerin netleşmesini istiyorum. Ve burada anlaşmazlıklar var. Çünkü herkesin tarih konusunda cevap vermesi gerekecek.

Bu toplantı asla gerçekleşmedi. Önce argümanlarını ileri sürmüşlerdi. İkincisi, koronavirüs başladı, yani şimdi de olmayacak.

Görüşmeden sonra tüm tarihleri içeren bir plan hazırlayacağız. Zor, ama ilerliyoruz. Bunların hepsi A planı.

Peki ya B planı?

Bunu söylemek için erken. Hastalıklı bir durum var ve ince bir diplomasi gerekiyor.

Rusya’nın tekrar Ukrayna’ya saldırabileceğini düşündünüz mü, ama diğer bir taraftan? Örneğin, şu anda su temini ile ilgili bir problemin olduğu Kırım’dan saldırmasını.

Bu korkunç bir durum, hayal bile etmek istemiyorum. Ben bunun olmasına karşı dururum. Umarım imkansızdır. Aksi takdirde büyük bir savaş çıkacaktır. Hiçbir yere gitmeyeceğiz, hepimiz savaşacağız, herkes seferber edilecek, hem erkek hem de kadınlar. Ukrayna halkı için kötü olur. Ve bence Rusya bunu çok iyi anlıyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile şimdi görüşmek ister misiniz? Belki söyleyecek bir şeyi vardır.

Onu arayabilirim, benimle kesinlikle konuşacaktır.

Peki neden aramıyorsunuz?

Çünkü konuşulacak konu yok. Danışmanların görüşmesindeki gecikme devam ederse kesinlikle onunla iletişime geçeceğim. Ukrayna Cumhurbaşkanı olarak, onunla tüm zor konuları çözmeliyim. Ve eğer bu savaşı daha çabuk durduracaksa, onunla elbette konuşurum. Ayrıca hem Normandiya formatındaki gibi bir diyalog, hem de doğrudan bir diyalog olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü Normandiya formatında gündeme getirmediğimiz sorunlar var: ne Rusya’da ne Kırım’da rehineler ne de Kırım meselesi. Bu format tamamen Donbass hakkındadır. Bu yüzden onunla küresel çapta baş başa konuşmamız gerekiyor.

Ukrayna’daki Yolsuzluklar

Sizce ülkede yolsuzlukla mücadele devam ediyor mu?

Şunu söyleyeceğim: savaşacak bir şey var! Rüşvetçi değilim, hiçbir şey almam. Bunu herkes biliyor, bu yüzden bana hiçbir şey getirmiyorlar. İngiliz ve Amerikan istihbaratı dahil herkes, ülkemizin “tepesinin” rüşvet almadığını itiraf ediyor. Bu yüzden “tokalaşıyoruz”. Sanırım bu ilk adım.

Yolsuzlukla mücadele etmek için bu kadar yolu gidecek vaktimiz olacak mı? Bilmiyorum ama istiyorum. Zor, çünkü büyük para. Ve böylece birçok insanın dayanıklılığı olmadığı ortaya çıktı. Ne olurlarsa olsunlar, ne söz verirlerse versinler, ne için yemin ederlerse etsinler, insanlar genellikle [para sözkonusu olduğunda] zayıftır.

Ve eminim ki devleti mümkün olduğu kadar dijitalleştirdiğimizde, orta seviyede bir yolsuzluk olmadığını göreceksiniz. Bunu yapacağız ve dönemimin sonuna kadar çok şey yapacağız.

Yolsuzlukla mücadelenin ikinci kısmı personeldir. Herkes zaman içinde çok değiştiğimi söylüyor, bu dengesiz bir durum. Ama zamanla temiz insanların geleceğini anlamalısın. Bu olacak.

Personel ile ilgili olarak. Son görüşmelerde, sonuçları göstermek için Başsavcı Irina Venediktova’ya yıl sonuna kadar süre verildiğini defalarca söylediniz.

Evet, sonuçlarla gelmelidir. Şimdi haydutların daha fazla yakalandığını gösteriyor. Son zamanlarda, 20 milyar dolarlık bir yolsuzluğu gerçekten kapattılar. Bu gerçekten tarihi bir olaydır. Ama sanki Yermak’tan [Cumhurbakanlığı Ofisi başkanı Andrey Yermak] hiç bahsetmiyorlar, bu yüzden çok da ilginç değil.

Petro Poroşenko aleyhindeki ceza davasının ilerleyişiyle ilgilenmediniz mi?

Kolluk kuvvetleri ilgileniyor.

Venediktova’ya sormadılar mı?

Bunu ona söylemeye hakkım yok. Tüm hırsızları hapse atması gerektiğini kendisi biliyor. Bu onun görevi. Her ne kadar tüm olanaklara sahip olmadığını anlasak da. Her şey eninde sonundan kesinlikle olacak.

Ayrıca Harkov bölgesinde An-26 askeri uçağımızın da uçak kazası var. Herkes kimsenin cezalandırılmayacağını düşündü ama herkes cezalandırılacak. Ülkedenin en tepesindeki askeri yetkililer hakkında üç şüpheli var. Soruşturma sürüyor. Bence bu büyük bir mesele, ama çoğu için yüksek değil çünkü herkes Poroşenko’nun hapsedilmesini odaklanmış.

Yolsuzluk skandalları da Cumhurbaşkanlığı Ofisi’ne kadar ulaştı. NABU, ofisinizin başkan yardımcısı Oleg Tatarov ile ilgili bir ceza davasını araştırıyor. Onun ahlaksız olduğunu düşünüyor musunuz?

Böyle bir sonuca bile varamıyorum! Ceza davası 2017’yi ilgilendiriyor. O zamanlar ben cumhurbaşkanı değildim, o da ofiste çalışmıyordu. Bu nedenle, “Zelenskiy zamanında yolsuzluk” ifadesi sahtekârlıktır. Canımı yakıyor, beni kişisel olarak etkiliyor. Bu imajla alakalı bir durum değil.

Tatarov’un haberi gelir gelmez Yermak’ı aradım ve “Eğer bu hikayede onun buradaki işiyle bir ilgisi varsa, adamdan istifa etmesini isteyin” dedim. Sonra 2017 ile ilgili ne olduğunu öğreniriz. Sonrasında zaten bu davadaki tüm insanların serbest bırakıldığı ortaya çıktı.

Bu haftadan itibaren Tatarov’u NABU’dan ve savcılık davalarından çıkardık. Bütün bu yetkiler Andrey Smirnov’a [CO Başkan Yardımcısı] devredildi. Bu bir çıkar çatışmasıdır. Bu yüzden Tatarov’a gidip hiçbir şeyden suçlu olmadığını kanıtlamasını söyledik.

Benimle çalışanların yolsuzluk şüphesi varsa bu kişilerin kovulacağını vurgulamak istiyorum. Ve bir buçuk yıldır ofisimde böyle örnekler görmedim. Ordudan hiçbir şey çalmadılar, kurşun geçirmez delikli yelekler satmadılar, rüşvet almadılar.

2021 Yılı Daha Kolay Olacak

2021’den beklentileriniz nedir? Bu kadar ağır mı geçecek?

Hayır! Bu yıl geçrekten kolay değildi, her zamankilerden daha zordu, daha zor oldu. Yeni yıla gelince, önce kimin için zor olacağını açıklamalıyız. Benim için 2020 ile aynı, belki daha da zor olacak. Her şey kaç çağrı olacağına bağlı.

İnsanlar için daha kolay olacağını düşünüyorum. Bu aynı zamanda sembolik bir yıl: bağımsızlığımızın 30. yıldönümü yılı, ruhun yükselişi, gurur duyulacak bir şey var. Sanırım büyük bir bayram yapacağız, bu konuda pek çok fikrimiz var. Ukrayna’ya saygı besleyen birçok yabancı liderin geleceğini düşünüyorum.

Koronavirüs ile savaşmayı öğrendik. Bu nedenle insanlar için daha kolay olacağını düşünüyorum. İnsanların bu kadar korkmaması ve bazen maske takmaması üzücü. Öte yandan korkmamaları aslında harika ve psikolojik olarak onlar için daha kolay oluyor.

Ekonomik olarak da daha kolay olacaktır. Ekonominin yükselmesi bekleniyor, küçük ama bu olacak.

Caner Cangül

Endüstri Mühendisi. Internet teknolojileri ve fotoğraf ile ilgilenmekte. Sitenin teknik sorumluluğu ve yönetimi yanında editörlük ve çevirmenlik yapmaktadır. 8 yıldır Kiev'de yaşamaktadır. İletişim: [email protected]